37,9401$% -0.02
41,7391€% 1.22
3.808,44%-0,47
6.287,00%-0,17
25.072,00%-0,33
3.123,42%-0,39
9.581,77%0,61
DOLAR 37,9401
EURO 41,7391
ALTIN 3.808,44
BİST 100 9.581,77
İmsak 02:00
Çocukluğumuzun izlerini taşıyan anılar, genellikle büyüdükçe şekillenen kimliğimizin temel taşlarını oluşturur. Ancak bu anıların birçok, bir çeşit sisin gerisinde kaybolur. Çocukluk yıllarımızı hatırlamamak, hem üniversal hem de ilginç bir fenomen olarak kabul ediliyor. Buna “çocukluk amnezisi” denir.
Çocukluk amnezisi, özellikle dört yaşın altındaki olayların hatırlanmasının zorlaşması olarak tanımlanır. Birçok araştırmaya göre, 7 yaşına kadar çocuklar, yaşadıkları tecrübelerin sadece %60’ını hatırlayabilirken, 8-9 yaş arasında bu oran %40’a düşer. Anıların kaybolmasının gerisinde, aslında çok daha derin bir düzenek yatmaktadır.
Dil ve hafıza arasındaki bağlantı
Çocuklar, küçük yaşlarda dil gelişimi konusunda sonludur. Anı oluşturmak için sözlü ifade yeteneği kritik bir rol oynar; çünkü bir anıyı hatırladığımızda, onu dil aracılığıyla anlatabiliriz.
Bebekler, birçok zaman 2 yaşından önce konuşmaya başlamazlar, bu da onların beyinlerinin dengeli bir hafıza oluşturmasını maniler. Dolayısıyla, beyin gelişimi, çocukların erken yıllardaki anılarını saklamalarını zorlaştıran en önemli etkenlerden biridir.
Beynin yoğun çalışması ve hafıza
Beynimiz büyüdükçe, daha fazla bilgi işlemekle meşgul olur. Yapılan araştırmalara göre, beynin yoğun bir şekilde yeni hücreler üretiyor olması, uzun vadeli hafızanın oluşumunu pürüzler.
3-4 yaşlarına kadar, beyinde epizodik hafıza denilen sistemin tam manasıyla gelişmemesi nedeniyle, yaşadığımız günlük olayları fizikî olarak bile hatırlamamız zorlaşır. Bu yüzden, hangi parka gittiğimiz gibi soyut anılar aklımızda kalabilirken, daha bariz ayrıntılar genellikle silinir.
Ebeveynlerin rolü
Ebeveynler, çocuklarının hatırlama biçimini önemli şekilde etkileyebilir. Birçok araştırma, çocukların, anne ya da babalarıyla yaşadıkları olayları farklı formlarda hatırladığını ortaya koymuştur.
Çocuklar, ebeveynlerinin onlara anlattığı öykülere göre olayları farklı yorumlayabilir ve unutmadıkları anılar, onlara verilen manayla daha da güçlenebilir. Bu da demek oluyor ki, ebeveynlerin anlatı usulü, çocuğun zihninde kalıcı izler bırakabilir.
Duyguların gücü – Kalıcı anıların temeli
Son olarak, duygusal etkiler, çocukluk anılarının kalıcılığında önemli bir rol oynar. Hem olumsuz hem de olumlu hislerle yüklü anılar, beynimizde daha derin izler bırakır. Çocuklar, özellikle güçlü duygusal tepkiler yaşadıkları anıları daha iyi hatırlarlar. Bu yüzden, çocuk psikologları, küçük yaşlarda bile duygu yüklü anıların önemli olduğunu vurgularlar.
Diğer Kültür & Sanat Haberleri İçin Tıklayın / Bursa Haber – Bursa Gündem – Bursa Gündem Haber – Bursa Haberleri – Bursa Son Dakika
Bizi İnstagram’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi X’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHbr
Bizi Facebook’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Youtube’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Linkedin’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
ABD, Nükleer Silahlarını İşte Burada Test Ediyormuş