32,7567$% 0.16
35,4057€% -0.05
2.488,27%0,42
4.041,00%0,37
16.189,00%0,37
2.364,22%0,23
10.864,08%0,11
İspanya’da faaliyet gösteren Aşırı Sağ Araştırma Merkezi Derneği (CINVED) Başkanı Sergio Gracia, AA muhabirine, aşırı sağcıların İspanya’daki Müslüman karşıtı telaffuzlarını değerlendirdi.
Gracia, İspanya’da aşırı sağcıların, tarihte İspanya topraklarını Müslümanların elinden almak ve onları topraklarından sürmek için kullanılan “Reconquista” (yeniden fetih) kavramına ve onunla bağlı tarihi olaylara atıfta bulunduklarını belirterek, “Covadonga Muharebesi, Alarcos Muharebesi, Las Navas de Tolosa Muharebesi veya Granada’nın fethi gibi savaşlara atıfta bulunarak ‘yeniden fetih’ terimini kullanıyorlar. Yerel seviyede gerçekleştirdikleri savaşlara atıfta bulunan kilit tarihler verirler, örneğin Malaga 1487 veya Alcala 1247. Bunlar Hacer Nacion gibi İspanya’daki aşırı sağ siyasi partilerin himayesinde çalışan sosyal hareketler.” dedi.
Aşırı sağın, Arap yöneticilere isyan ettikten sonra kuzey İspanya’da Asturias Krallığını kuran Hristiyan hükümdarı Don Pelayu gibi şahsiyetleri sembol olarak kullandığından bahseden Gracia, “Aşırı sağ, Müslümanları istilacı olarak görür ve bunu bu şekilde pazarlar. Sosyal medyada istilacıyı kovmak gibi referanslar okuyabilirsiniz veya bir aşırı sağ siyasetçinin Truva atları, İslamizasyon veya İspanya’daki demografik değişiklikler hakkında konuştuğunu duyabilirsiniz.” dedi.
Gracia, Reconquista kapsamında tarihte de İber Yarımadası’nda kalan Müslümanların, Hristiyanlaşma, ölüm veya sürgün arasında seçim yapmaya zorlandıklarını anlatarak, şunları kaydetti:
Bu devirde, Moriskoların domuz eti ve şarap tüketmesi için baskı yapıldığını ve ayrıca oruç ve namaz gibi uygulamalara yasaklar getirildiğini kaydeden Gracia, Müslümanların bu devirde şüphe çekmemek için domuz eti satın alıp onu tüketmemek gibi stratejiler geliştirdiğini aktardı.
Gracia, Moriskolara getirilen yasak ve kısıtlamalarla bir arada etkisiz bir evanjelizasyon kampanyası yürütüldüğünü lakin Moriskoların dayatılan dini uygulamalara karşı gösterdiği direncin, doğum, evlilik veya ölüm gibi olaylarda açıkça görüldüğünü ifade etti.
Müslümanlara yönelik sürgün kararının, Valencia veya Aragon gibi daha büyük Morisko nüfusuna sahip krallıklarda, birçok soylunun gösterdiği muhalefet nedeniyle çabucak uygulanamadığına değinen Gracia, 1609 ve 1613 yılları arasında ise tarihi kaynaklara göre yaklaşık 300 bin Moriskonun İber Yarımadası’ndan sürgün edildiğini sözlerine ekledi.
Gracia, Moriskoların ülkeden sürgün edilmesine rağmen Müslümanlardan kalan tarihi yapıtların ve kültürel ögelerin, İspanya kültürel mirasının bir parçası olarak yaşamaya devam ettiğini vurgulayarak, “Cordoba Camii, Medina Azahara, Granada Elhamra Sarayı veya Zaragoza Aljaferia Sarayı gibi anıtlarda hem de evraklarda parlak bir şekilde korunuyor ve koruma ediliyor.” diye konuştu.
İncir ve badem kullanımı, yemek tanımları ve bazı dansların Morisko kültürel mirasının bir parçası olduğunu kaydeden Gracia, Ronda’daki Morisko hamamları ve o periyottan kalma dar sokakların başta Endülüs Eyaleti olmak üzere İspanya genelinde yaygın olduğunu ifade etti.
Gracia, aşırı sağın nefret kampanyası ve cürümlerine karşı sivil toplum faaliyetlerinin yürütülmesi gerektiğinden bahsederek, sözlerini şu şekilde tamamladı:
Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinin İspanya ayağında yüzde 4,6’lık oy oranıyla üç parlamenter çıkararak sürpriz yapan “Kutlama sona erdi” isimli aşırı sağın yeni partisi, ülkedeki siyasi dengeleri alt üst etti.
Liderliğini 34 yaşındaki Luis Perez’in yaptığı, çok kısa bir süre önce “Kutlama sona erdi” adıyla kurulan parti, yaklaşık 800 bin seçmenin oyunu alarak, AP’ye üç parlamenter gönderdi.
Son 10 yıldır İspanya siyasetinde aşırı sağı temsil eden Vox Partisi ise AP seçimlerinde yüzde 9,6’lık oy oranıyla 6 parlamenter çıkardı.
Aşırı sağın bilinen, İslam ve göçmen karşıtı telaffuzlarını daha da ağır bir lisanla siyasete taşıyan “Kutlama sona erdi” partisinin lideri Perez, yaptığı açıklamada, İspanya’da “siyasi sistemi yıkmaya geldiklerini” savundu.
Aşırı sağcı siyasetçi Perez, “İspanya, hatalıların, yozlaşmışların, paralı askerlerin, sübyancıların ve tecavüzcülerin ülkesi haline geldi ve bu üzücü bir durumdur. Bundan her gün acı çeken birçok İspanyol var.” dedi.
Tüm düzensiz göçmenleri “suçlular” olarak tanımlayan Perez, “İslamcılarla, güvensizlikle ve tecavüzle dolu başarısız bir ülkenin başkenti” diye bahsettiği Brüksel’de AP parlamenteri olarak asla yaşamayacağını söyledi.
Salda Gölü Koruma Derneği, UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınmasını Talep Ediyor
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.