37,9927$% -0.01
41,6565€% 0.74
3.839,29%0,34
6.339,00%0,42
25.281,00%0,42
3.148,59%0,41
9.523,31%-1,41
DOLAR 37,9927
EURO 41,6565
ALTIN 3.839,29
BİST 100 9.523,31
İmsak 02:00
Savaştan zarar gören Ukrayna’da birçok ilaca direnç gösteren “aşırı patojenik” bakterilerin endişe verici şekilde arttığı ortaya çıktı. Özellikle, antibiyotiklere dirençli bakterilerin neden olduğu tüm ölümlerin beşte birine neden olan “Klebsiella pneumoniae” bakterisi korku uyandırdı.
Hürriyet’ten İsmail Sarı’nın haberine göre; küresel sağlık krizleri, özellikle savaş ve çatışma bölgelerinde, antibiyotik direncinin artışıyla daha da derinleşiyor. Örneğin; Ukrayna’daki mevcut durum sağlık altyapısını zayıflatırken, ilaca dirençli bakterilerin yayılmasına da zemin hazırlıyor. Yapılan son araştırmalar ise bölgede “aşırı patojenik” bakterilerin önemli bir tehdit oluşturduğunu ortaya koyuyor. İsveç’in Lund Üniversitesi’nden bilim insanlarının yürüttüğü çalışmada, savaşta yaralanan 150 kişiden alınan örneklerde geniş spektrumlu antibiyotiklere dirençli bir dizi bakteri tipi tespit edildi. Test edilen örneklerin yüzde 6’sı, tüm antibiyotiklere karşı direnç gösterdi. Özellikle “Klebsiella pneumoniae” bakterisinin, daha geniş kapsamlı hastalıklara yol açıp açmadığını kıymetlendirmek amacıyla bu bakterinin örneklerine yoğunlaşıldı. Klebsiella, zatürreyle idrar yolu, deri ve yara enfeksiyonları gibi bir dizi hastalığa yol açıyor ve antibiyotiklere dirençli bakterilerin neden olduğu tüm ölümlerin beşte birine neden oluyor.
“Endişe verici”
Araştırmanın muharrirlerinden olan Dr. Kristian Riesbeck, “Ukrayna’daki bu bakteri çeşitlerinin birçok özelliği, onları hem dirençli hem de saldırgan hale getiriyor. Bu bakteriler, özellikle de Klebsiella pneumonia, pek çok hastalığa yol açabilecek eksiksiz bir gen setine sahip. Bu durum, gelecekteki sağlık sıkıntıları açısından endişe verici bir işaret” şeklinde konuştu. Ayrıca Dr. Riesbeck, Science’a, Klebsiella enfeksiyonlarının tedavisinin zor olmasının bir nedeninin de “olağanüstü” miktarda mukus üretmeleri olduğunu açıkladı.
“Dünyanın diğer bölgeleri için de tehlike var”
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, “Bu konuda endişelenmek gerekiyor. Savaş bölgelerinde hijyen şartları kötüleşiyor, sağlık hizmetlerine erişim zorlaşıyor ve yaralanmalar artıyor. Tüm bunlar, bakterilerin bedene kolayca girmesine neden oluyor. Üstelik bu bölgelerde antibiyotiklerin sık ve bazen yanlış kullanımı, dirençli bakterilerin yayılmasını hızlandırıyor” dedi ve ekledi:
“Dirençli bakteriler, mevcut antibiyotiklerin işe yaramadığı enfeksiyonlara yol açabiliyor. Bu da tedaviyi zorlaştırıyor, hastaların iyileşme mühletini uzatıyor ve hayatlarını kaybetme riskini artırıyor. Yani hem bireyler hem de sağlık sistemleri için önemli bir tehdit söz konusu. Savaş bölgelerinde durum daha da karmaşık çünkü sınırlı kaynaklarla bu enfeksiyonlarla mücadele etmek gerekiyor. Kısacası, bu konu sadece savaş bölgesindeki insanları ilgilendirmiyor, dünyanın diğer bölgeleri için de tehlike çanları çalıyor.”
“Hızla yayılabilir ve kontrol edilmesi çok zor”
Klebsiella pneumoniae bakterisine de değinen Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, “Genellikle insan bağırsaklarında veya ciltte, herhangi bir zarara yol açmadan bulunabilir. Ancak bağışıklık sistemi zayıf olan şahıslarda, özellikle de savaş yaralanmaları, cerrahi müdahaleler veya solunum cihazı kullanımı gibi durumlarda, önemli enfeksiyonlara neden olabilir. Bu bakteri özellikle hastane ortamlarında sıkça görülür” dedi.
Bakterinin bulaşıcılığına dair de bilgiler paylaşan Doç. Dr. Diktaş, “Kişiden kişiye doğrudan bulaşma çok yaygın değildir; genelde kirli eller, tıbbi ekipman veya enfekte olmuş yüzeyler yoluyla bulaşır. Bu nedenle savaş bölgeleri gibi hijyen şartlarının kötü olduğu yerlerde, bu bakterinin yayılması daha kolay hale gelir. Yani, Klebsiella pneumoniae doğru ortamda hızla yayılabilir ve kontrol edilmesi zor, tehlikeli enfeksiyonlara yol açabilir. Bu nedenle önemli bir tehdit olarak görülüyor” ifadelerini kullandı.
Bir pandemi ortamı oluşabilir mi?
Diktaş, “Savaş bölgelerindeki dirençli bakteriler potansiyel olarak daha büyük bir halk sağlığı krizine dönüşebilir, ama bu durum bir pandemi düzeyine ulaşır mı, kesin konuşmak zor” diyerek, “Pandemiler genellikle virüslerle ilişkilendirilir çünkü virüsler insandan insana hızla bulaşabilir. Dirençli bakteriler ise genellikle doğrudan temas, enfekte tıbbi aygıtlar veya kötü hijyen nedeniyle yayılır” ifadelerini kullandı.
Diktaş, şöyle devam etti:
“Ancak bu bakterilerin savaş bölgelerinden daha geniş bir alana yayılma riski gerçek bir tehdit. Yaralılar farklı ülkelere tahliye edildiğinde ya da sağlık çalışanları enfekte bireylerle temas ettiğinde, dirençli bakteriler başka yerlere taşınabilir. Ayrıca bu bakteriler, hijyen standartlarının düşük olduğu mülteci kamplarında kolayca yayılabilir. En kıymetlisi de antibiyotiklere dirençli bakterilerin yayılması, mevcut tedavi seçeneklerimizi etkisiz hale getirebilir.”
Klebsiella pneumoniae enfeksiyonlarının belirtileri neler?
Bu durumun bedende hangi bölgeyi etkilediğine bağlı olarak değişiklik gösterdiğinin altını çizen Doç. Dr. Hüsrev Diktaş, “En yaygın enfeksiyon cinsleri arasında zatürre, kan dolanımı enfeksiyonu, yara enfeksiyonları ve idrar yolu enfeksiyonları bulunuyor” dedi ve şu belirtilere dikkat çekti:
“Zatürre durumunda yüksek ateş, titreme, terleme, nefes darlığı, kanlı veya koyu renkli balgam ve göğüs ağrısı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Kan dolanımı enfeksiyonunda ise yüksek ateş veya düşük vücut ısısı, hızlı nefes alma, kalp çarpıntısı, şiddetli halsizlik ve şuur bulanıklığı görülebilir. Yara enfeksiyonları, yarada kızarıklık, şişlik, sıcaklık, iltihaplı akıntı ve ağrı ile kendini gösterir. İdrar yolu enfeksiyonunda ise sık idrara çıkma, idrarda yanma hissi, bulanık veya kanlı idrar ve alt karın bölgesinde ağrı gibi belirtiler yaşanır.
Eğer bu belirtilerden biri veya birkaçı mevcutsa ve enfeksiyon riski taşıyan bir durum söz hususuysa (örneğin savaş yaralanması veya hastane ortamında bulunma), ivedilikle tıbbi yardım almak önemli. Çünkü Klebsiella pneumoniae’nin dirençli cinsleri hızlı müdahale gerektirebilir.”
Nasıl önlemler alınmalı?
Doç. Dr. Diktaş, dirençli bakterilere karşı etkili bir tedbire stratejisi geliştirmek için çeşitli alanlarda adımlar atılması gerektiğine dair uyarılarda da bulundu:
“Öncelikle, hijyen ve temizlik sağlanmalı; savaş bölgelerinde temiz suya ve sabuna erişim sağlanmalı, yaralar hızla temizlenmeli ve enfekte olma riski en aza indirilmeli. Ayrıca, sağlık tesislerinin düzenli olarak dezenfekte edilmesi de gerekiyor.
Antibiyotiklerin doğru kullanımı da kritik bir önlem olarak öne çıkıyor. Antibiyotikler sadece gerçekten ihtiyaç duyulduğunda ve doğru dozda kullanılmalı, tabip denetimi olmadan antibiyotik verilmemesi sağlanmalı. Bu bağlamda, sağlık çalışanlarının antibiyotik direncini önlemek için eğitilmesi gerekli. Son olarak, sağlık hizmetlerinde tek kullanımlık veya sterilize edilmiş tıbbi ekipman kullanılmalı, sağlık çalışanları el hijyenine dikkat etmeli ve kişisel gözetici ekipman (maske, eldiven) kullanmalı.”
Bir trafik kazası Suriye’nin ve Orta Doğu’nun bahtını nasıl değiştirdi?
|
Günün öne çıkan haberleri… TIKLAYIN – Mehmet Y. Yılmaz | Suriye konusunda başlar karışık TIKLAYIN – Tolga Şardan | 98 milyonluk mal varlığını açıklayamayan Vali Bilgin’e yargı yolu! TIKLAYIN – Hücreler, mayınlar ve gizli belgeler: Esad yönetiminin acımasız istihbarat kuruluşları TIKLAYIN – Ertuğrul Özkök: Rahmi Koç Bilim Mükafatı Big Lebowski sinemasından çıkıp Metallica konserine giden bir bilim insanına verildi |
Diğer Güncel Haberler İçin Tıklayın / Bursa Haber – Bursa Gündem – Bursa Gündem Haber – Bursa Haberleri – Bursa Son Dakika
Bizi İnstagram’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi X’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHbr
Bizi Facebook’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Youtube’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Linkedin’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Aşırı Yemek Yemeyi Önlemenin 5 Etkili Yolu: Bu Alışkanlığı Acil Bırakın