34,5904$% 0.13
36,2093€% 0.54
2.969,00%-1,20
5.050,00%-0,74
20.142,00%-0,73
2.671,01%-1,28
9.631,03%0,85
Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin (UCM) son kararı tartışılmaya devam ediyor.
Lahey’deki UCM perşembe günü, mahkemenin başsavcısı Karim Khan’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve eski Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında insanlığa karşı suç işledikleri şüphesiyle tutuklama buyruğu çıkarılması talebini kabul eden bir karar yayınladı.
İsrailli yetkililer hakkında ilk kez uluslararası tutuklama buyruğu çıkarılıyor ve bu emir ilk kez demokratik uluslar topluluğunun bir parçası olarak kabul edilen bir ülkenin yetkililerine karşı çıkarılıyor.
İsrailli Haaretz gazetesi, karara ilişkin merak edilenleri anlattı.
LAHEY’DEKİ UCM NEDİR?
Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Gazze Şeridi’nde soykırım yaptığı gerekçesiyle, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı dava gibi, ülkeler arasındaki ihtilaflarla ilgilenen Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı’nın tersine, özel şahıslara karşı yasal süreçler yürütüyor.
İsrail Devleti, genellikle Dünya Mahkemesi olarak anılan Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) bir üyesi.
İsrail, UAD’ın yargı yetkisini tanıyor ve bu nedenle Güney Afrika’nın İsrail’e karşı açtığı davanın savunmasında yer alıyor.
Ancak ABD, Hindistan, Çin, Rusya, İran ve Arap ülkelerinin birçok gibi İsrail de Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne üye değil ve dolayısıyla yargı yetkisini tanımıyor.
UCM’nin aralarında Avrupa’nın belli başlı ülkeleri, Afrika ve Latin Amerika’nın büyük bölümü ile Avustralya, Yeni Zelanda ve Ürdün’ün de bulunduğu 124 üye ülkesi bulunuyor.
TUTUKLAMA KARARLARI NEDEN ALINDI?
Savcı Karim Khan, Netanyahu ve bu ayın başlarında savunma bakanlığı görevinden alınan Gallant’ın, geçen yıl 8 Ekim’de (Hamas’ın İsrail’e saldırısından bir gün sonra) ve bu yıl 20 Mayıs tarihleri arasında savaş suçu işledikleri şüphesiyle mayıs ayında talepte bulundu.
UCM’nin üç yargıcı, bu talebi kabul ederek, ikilinin Gazze’deki savaşla temaslı olarak “bir savaş yöntemi olarak aç bırakma savaş suçu ve insanlığa karşı işlenen cinayet, zulüm ve diğer insanlık dışı aksiyonlar suçlarından” cezai sorumluluk taşıdığına inanmak için makul münasebetler bulunduğuna karar verdi.
Ayrıca iki ismin, “sivil amirler olarak sivil halka karşı kasten saldırı yönetme savaş suçundan” cezai sorumlulukları olduğuna hükmedildi.
Mahkeme, “insani yardım operasyonları için erişime getirilen kısıtlamalar için uluslararası insancıl hukuk kapsamında açık bir askeri ihtiyaç veya başka bir münasebet tespit edilemediğine inanmak için makul gerekçeler” olduğunu bildirdi.
UCM ayrıca “gıda, su, elektrik ve yakıt ve belirli tıbbi materyal eksikliğinin, Gazze’deki sivil nüfusun bir kısmının yok edilmesine neden olacak şekilde hesaplanan yaşam şartları yarattığına inanmak için makul gerekçeler” buldu.
Ancak “insanlığa karşı imha kabahatinin tüm ögelerinin karşılandığına” karar veremedi.
TUTUKLAMA BUYRUĞU ÇIKARILMASI NEDEN ÖNEMLİ?
UCM’ye üye 124 ülke, artık Netanyahu ve Gallant’ı kendi topraklarına girmeleri halinde tutuklamak ve Lahey’e iade etmekle yükümlü.
Daha geniş anlamda, yakalama kararları İsrail’e karşı silah ambargosu ya da ekonomik yaptırımlar gibi yaptırımlara yol açabilir. Buna ek olarak, iki İsrailli lideri Rusya ve İran gibi uluslararası hukuku ihlal ettiği düşünülen ülkelerin önderleriyle bir araya getiriyor.
Bu durum, başbakanı çok sayıda Batı ülkesine ayak basamayan ya da onlarla temas kuramayan İsrail için zorluklar yaratabilir.
DİĞER İSRAİLLİ YETKİLİLER İÇİN TUTUKLAMA KARARI ÇIKACAK MI?
Netanyahu ve Gallant hakkındaki yakalama buyrukları kişisel, yani çıkarılmaları diğer üst seviye İsrailli yetkilileri doğrudan etkilemiyor.
Ancak savcının daha sonra başka üst seviye İsrailli hükümet yetkilileri ya da İsrail Savunma Kuvvetleri Genelkurmay Başkanı ve diğer üst seviye güvenlik yetkilileri hakkında da tutuklama buyruğu çıkarabileceği göz arkası edilemez.
Haaretz’e konuşan uluslararası hukuk uzmanı Profesör Tamar Hostovsky Brandes, Netanyahu ve Gallant hakkındaki tutuklama kararlarının Mahkeme’nin son kararı olmayabileceğini söylüyor.
Brandes, “Özellikle askeri işçiye karşı olmak üzere ek yakalama buyruğu taleplerinin kapalılık içinde sunulmuş olması mümkün. Bu tür talepler şimdi yapılmamış olsa bile, gelecekte yapılabilir” diyor.
Brandes ayrıca Netanyahu ve Gallant hakkındaki yakalama buyruklarının, en azından şimdilik, mahkemenin öncelikle savaşın insani boyutuna odaklandığını gösterdiğini belirtiyor.
HANGİ DÜNYA ÖNDERLERİ İÇİN KARAR ÇIKTI?
Demokratik ülkelerdeki üst seviye yetkililer hakkında tutuklama buyruğu çıkarıldığına dair bir emsal bulunmuyor.
Mahkeme bugüne kadar Afrika’da ve diğer Batılı olmayan ülkelerde işlenen savaş cürümlerinden sorumlu demokratik olmayan ülkelerin yetkilileri hakkında uluslararası tutuklama buyruğu çıkardı.
Mart 2023’te Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Rus generaller hakkında, Ukraynalı çocukların Rusya’ya kaçırılmasında rol oynadıkları iddiası da dâhil olmak üzere Ukrayna’da işlenen savaş kabahatleriyle ilgili bir soruşturma kapsamında tutuklama buyruğu çıkarılmıştı.
Pek çok ülke, büyük bir küresel gücün lideri olan Putin’i kendi topraklarını ziyaret ettiğinde tutuklama konusunda isteksiz davrandığı için yakalama buyruğu şu ana kadar uygulanmadı.
Ancak yakalama buyruğu, Rusya’ya halihazırda uygulanan pek çok yaptırıma ek olarak Putin’e de bazı kısıtlamalar getiriyor.
BU KARAR, DİĞER ÜLKELERDEKİ İSRAİLLİLERİ ETKİLER Mİ?
İsrail savunma ve dışişleri bakanlıklarının temel dertlerinden biri, Netanyahu ve Gallant hakkında tutuklama buyruğu çıkarılmasının, çeşitli Avrupa ülkelerinde Gazze’deki savaşa katıldıkları gerekçesiyle bu ülkelerde ikamet eden ya da bu ülkeleri ziyaret eden İsraillilerin tutuklanmasına yönelik uğraşları cesaretlendirebileceği yönünde.
Yakın zamanda Fransa, İspanya, Kıbrıs ve diğer ülkelerde bu tür tutuklamalar için teşebbüslerde bulunuldu.
Haaretz’e konuşan İsrailli üst seviye bir yetkili, Netanyahu hakkındaki tutuklama kararının, Gazze savaşına katılan herhangi bir üst seviye yetkilinin “önümüzdeki yıllarda Avrupa’ya seyahat etmenin tavsiye edilip edilmeyeceğini önemli bir şekilde gözden geçirmesine” neden olabileceğini söyledi.
İSRAİL YAKALAMA BUYRUKLARINA KARŞI NE YAPABİLİR?
Yasal olarak İsrail’in temyize gitme hakkı var.
Ancak hükümet ve hukuk yetkilileri, UCM’nin kararını yasal yollardan geri çevirme talihinin yok denecek kadar az olduğuna inanıyor.
İsrail’in elindeki tek seçenek ABD’nin mahkemenin yargı yetkisini tanıyan ülkelere baskı yaparak arama buyruklarını uygulamamaları yönünde telkinde bulunması.
Ancak görev müddetinin bitmesine sadece iki ay kalan Joe Biden yönetiminin böyle bir adım atması pek olası görünmüyor.
Asıl soru, yeni başkan Donald Trump’ın ne yapacağı.
UCM’nin yargı yetkisini tanımayan ve finansmanına katkıda bulunmayan Amerika Birleşik Devletleri’nin Mahkeme’nin işlemleri üzerinde doğrudan bir etkisi yok.
Ancak, diğer ülkelere yakalama buyruklarını dikkate almamaları yönünde baskı uygulayabilir.
MAHKEMENİN KAPANMASINA YOL AÇABİLİR
Arama buyruğunun çıkarılmasından sonraki saatlerde İngiltere, Fransa, Hollanda ve diğer bazı ülkeler UCM’nin kararına uyacaklarını açıkladı.
Almanya da birkaç ay önce, çıkarılması halinde bu tür yakalama buyruklarına uyacağını belirtmişti. Trump bu ülkeleri kararlarından dönmeleri için tehdit edebilir.
ABD’nin Mahkeme’ye ve aralarında Savcı Khan ve yakalama buyruklarını veren yargıçların da bulunduğu önde gelen çalışanına yaptırım uygulaması bekleniyor.
Bu yaptırımların kararı tersine çevirme ihtimali düşük olsa da, mahkem’yi yakalama buyruklarını diğer İsraillilere de teşmil etmekten caydırabilir.
En uç senaryoda ise Trump, ülkelere UCM’ye sağladıkları finansmanı durdurmaları için baskı yapabilir ve bu da mahkemenin kapanmasına yol açabilir.
Diğer Güncel Haberler İçin Tıklayın / Bursa Haber – Bursa Gündem – Bursa Gündem Haber – Bursa Haberleri – Bursa Son Dakika
Bizi İnstagram’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi X’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHbr
Bizi Facebook’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Youtube’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Linkedin’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
İran: Nükleer Tesislerdeki Gelişmiş Santfüjler Aktif Hale Getirildi