35,4431$% 0.27
36,3540€% -0.47
3.064,19%1,06
4.989,00%0,70
19.895,00%0,69
2.690,37%0,80
9.910,61%-0,90
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, MHP lideri Devlet Bahçeli‘nin Abdullah Öcalan’a çağrısı ile başlayan sürece ilişkin olarak “Sayın Erdoğan’ın siyasi geleceğiyle bir kişinin özgürlüğünü takas etmeye çalışan gizli mutabakatlar varsa biz orada değiliz, biz kimsenin planının parçası olmayız” dedi. Şehit ailelerinin ve gazilerin de sürecin içinde olması gerektiğini tekrar vurgulayan Özel, Erdoğan’a gösterdiği “kırmızı kartla” ilgili olarak da “Biz bundan sonraki süreçte memura da, personele de, çiftçiye de ulaşıp bu iktidardan kurtulmanın yolunu göstereceğiz” ifadesini kullandı.
Manisa’da basın mensuplarının gündeme dair sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Özel, Donald Trump‘ın “Kürtler ve Türkler birbirinden nefret ediyor” sözlerini “Çok uzaklardan bakıp, ezbere söylenmiş bir laf” diye niteledi. Özel, “Türkiye’nin Kürt meselesi vardır ve demokratik yollarla çözülmelidir. Çözüm yolu meclis çatısı olmalıdır. Bunun şeffaf ve samimi davranılmalıdır. Toplumsal mutabakat aranmalıdır” ifadesini kullandı. Özel şöyle konuştu:
“Çözüm yolu Meclis çatısı olmalıdır”
“Bu çok uzaklardan bakıp çok ezbere söylenmiş bir laf. Kürtler ve Türkler niçin birbirinden nefret etsin? Biz birbirini seven, birlikte yaşama kültürü olan insanlarız. Ama “Erdoğan’a söyledim, Kürtlerin peşini bıraktı” dediği; Türkiye Cumhuriyeti’nin, Erdoğan’ın bir gece apansız gelebiliriz, falan deyip de yapacağı bazı operasyonlara Trump talimatıyla durdurulduysa bunun yanıtı bu soruyu Tayyip Bey’e sorup net cevap almak lazım.
Kürt sıkıntısında benim yaklaşımım şu; Türkiye’de bir Kürt meselesi vardır. Demokratik yollardan çözülmelidir. Çözüm yolu meclis çatısı olmalıdır. Bunun şeffaf ve samimi davranılmalıdır. Toplumsal mutabakat aranmalıdır. Toplumsal mutabakatın en önemli noktalarından bir tanesi de şehit aileleri ve gazilerdir. Ben şu ana kadar 88 şehit ailesi ve gazi derneğine arkadaşları yollatıp, CHP’nin konumunu anlattım. Çatı örgütleri olan bir vakıf ve iki dernekle de görüştüm. Onlar da açıklama yaptılar. Özgür Özel’in tavrını benimsiyor ve destekliyoruz diye. Bizim tavrımız yaklaşımımız budur. Bundan sonraki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi olarak biz bir sorunun barışçıl yollardan tahliline, şehit gelmemesi, annelerin gözünün yaşının dinmesi, akan kanın durması terör ve terörle çabaya harcanan paranın milletimizin hayrına olacak diğer işlere harcanabilmesiyle ilgili bizim yaklaşımımız bu şekilde.
Bunu birileri birtakım pazarlıklara dökmeye işte Sayın Erdoğan’ın siyasi geleceğiyle bir kişinin özgürlüğünü takas etmeye çalışan gizli muahedeler varsa biz orada değiliz. Biz kimsenin planının parçası olmayız. Biz Türkiye’nin çıkarlarının, Türkiye’nin gelecek planının parçası oluruz, ona katkı sağlarız milletimize açıkça paylaştığımız ve milletimizden takdir veren çizgimizdir. O çizgide devam edeceğiz.”
“Toplumun tüm bölümleri sürece dahil edilmeli”
Özel, DEM Parti Heyeti ile görüşmesine ilişkin ise şu değerlendirmeyi yaptı:
“DEM Parti heyetini ağırladık kendilerinin ziyaretinden de memnuniyet duyduğumuz ifade ettik. Onları dinledik. Kendi görüşlerinizle söyledik. Sayın Sırrı Süreyya Önder de esasen şöyle ifade etti: Sayın Genel Başkan’ın hem katkılarını hem tekliflerini hem tenkitlerini aldık. Eleştirileri de önerileri kadar kıymetliydi dedi. Ben bu süreci en şeffaf hem de çokça üzerinde konuşularak ve doğruları yapmak üzere üzerinde titizlenerek devam edilmesi gerektiğini söylüyorum. Esasen kapının önünde yaptığımız açıklamada da hem şehit ailelerinin hassasiyetine ilişkin toplumsal mutabakatı hem de anayasa değişikliği problemindeki tasaları bertaraf edecek, bir anayasa değişikliğine aralıklı olduğumuz yaklaşımını orada da tekrar etmiştim. Burada da söylemekte bir mahsur yok.
“Böyle bir şeyin içinde olup partim bunun altında bırakmak istemem”
Açıkçası DEM Parti heyetinin, şehit aileleri ve gazilerin de bu sürecin içinde bulunmasına, onların da davet edilmesine bir karşı çıkışları olmadı. Hatta bu tip hassasiyetlerin gözetilmemesinin geçen sefer büyük ziyanlar verdiği konusunu hepimiz hatırladık. O yüzden kim ne katkı yapabiliyorsa yapması lazım. Aksi takdirde problem kapalı kapılar gerisinde ve gizli pazarlıklarla yürüyen bir sıkıntıya dönüşür. Onun içinde kim varsa bunun altında kalır. Ben de böyle bir şeyin içinde olup partim bunun altında bırakmak istemem. O yüzden sürecin Meclis eliyle şeffaflıkla, içtenlikle ve toplumun tüm bölümlerinin de sürece dahil edildiği formüllerle ilerlemesi gerektiğini DEM Partililere ifade ettim.”
“Devlet Bey barış demeye başladı ama barış dilini kullanmıyor”
MHP’nin X hesabından “Barışla herkes kazanır” bildirisinin sorulması üzerine ise Özel, “Devlet Bey barış demeye başladı. Ama barış dilini kullanmadan yapıyor bunu. Çok sert bir üslubu var. Ve kendisi Abdullah Öcalan’ı Meclis’e davet ediyor. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’ne, başka partilere karşı çok sert bir üslup kullanıyor. Devlet Bey eğer böyle bir kavga lisanından bir hakaret lisanından bir barış diline geçecekse ve bunun ilk adımı bu tweetse bu iyi bir şey. Ama Devlet Bey süreci böyle yöneteceğini sanıyorsa, yani samimiyetten uzak kendi bildiklerini okuyan daima ortaya bir şeyler atan ama örneğin Meclis’te bir komite kurmayan, pazarlığı adada yapan, Meclis’e dayatan ve burada da tweet atan bir çizgide olacaksa bu doğru bir çizgi değil. Devlet Bey’in barış diline başlamak için ilk adım ise iyi. Bütün adımları böyle olacaksa bu kötü. O yüzden devamını görmek lazım. Barış diline ilk adım buysa bu düzgündür. Bu konuda söyleyecek son söz bu ise bu kötüdür” dedi.
MHP’den dikkat çeken paylaşım: Barışla herkes kazanır
“Ümidimiz çoktu falan gibi üstten kelamların hiçbir karşılığı yok, küçümseyici ve üstten biri”
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Özgür Özel’den umutluyduk” kelamının hatırlatılması üzerine Özel, Erdoğan’ın çok yakında her yerde kırmızı kart göreceğini söyledi. Özel şöyle konuştu:
“Sayın Erdoğan’ın geçmişte benden hiç ümidi yoktu. Ama 31 Mart günü onunla beni tanıştıran milletimize çok şükranlarımı sunuyorum. Çünkü grup başkan vekiliyken de benimle ilgili sert ifadeleri vardı. Genel başkan olduğumda da bir tebrik telefonu açmamıştı. Ben yılbaşında dahi ikinci partiyim olağan. Kendisinden daha az oy almış bütün partileri aramıştım. Onun partisinde grup liderini aramıştım ama 31 Mart akşamı milletimiz beni Tayyip Erdoğan’la tanıştırdı. Tayyip Erdoğan’a dedi ki bak o yok saydığın, lakap taktığın, ismini düzgünce söylemediğin kişi Türkiye’nin birinci partisinin genel lideridir. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini 47 yıl sonra birinci parti yaptı. 22 yıl sonra da seni yendi. Özgür Özel, buyurun tanışın dedi. Tayyip Bey benimle o gün tanıştı. O yüzden Özgür Özel ümidimiz çoktu falan gibi üstten kelamların hiçbir karşılığı yok. Ondan sonra güya ben genel başkan olmadan ya da seçim kazanmadan önce bunları… 31 Mart’ta millet birimizin sırtını yere vururken birimizin de elini havaya kaldırdı. Tayyip Bey de gösterdi. Yattığı yerde. Sırt üstü yatıyordu o gece. Dedi ki bak tanıştırayım. Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel lideridir bu diye gösterdi. Ümidim vardı diyor. O küçümseyici ve üstten biri. Ama bu karşılığı hak ediyor. Onun dışında başka bir karşılığı hak etmiyor.
“Kırmızı kart göstermek artık oyundan çıkarmak, göndermek demektir”
“Bundan sonra ben yerelde iktidarım, siz geneldesiniz”
Biz Bundan sonraki süreçte Cumhuriyet Halk Partisi olarak esnafa da, memura da, personele de, çiftçiye de ulaşıp bu iktidardan kurtulmanın yolunu göstereceğiz. Tayyip Bey demiş ki, kendisinden hiç yaratıcı bir şey duymadım. Vallahi ilk görüşmemizde söyledim. Bakın ilk görüşmemizde deprem geliyor dedim. İstanbul yıkılırsa altında Türkiye kalır dedim. Bu sarsıntıya karşı bir deprem bakanlığı kurun dedim. Bütün siyasi partileri de davet edin. Deprem bakanlığına Türkiye’den çok iyi bir bilim adamının başına koyun dedim. Bütün siyasi partiler de birer bakan yardımcısı versin dedim. Depremin olduğu gün birbirimize dövüneceğimize diyelim ki biz bu depremi iyi ki hazırlanmışız. Bunun yurt dışından kaynağı da bulunur. Türkiye’den kaynağı da bulunur. Belediyeler bende. Genel güç sizde, diğer arkadaşları da alalım. Beş siyasi parti vardı o zaman. Grubu bulunan beş siyasi partiden birer bakan yardımcısıyla kimseyi dışarıda bırakmadan büyük sarsıntıya hazırlanalım dedi. Not aldı not aldı not aldı… Daha doğrusu yardımcısı görevlendirdiği kişi not aldı. Ama bu konuda bir şey duymadık.
Bakın yalnızca küçük bir örnek olarak söylüyorum. Bundan sonra ben yerelde iktidarım. Siz geneldesiniz. Önümüzdeki süreçte her an deprem olabilir. Altında hepimiz kalırız. Deprem bakanlığı kuralım somut bir teklif değil miymiş? Ama Tayyip Bey somut teklif değil şunu duymak istiyor: Gelin anayasa değiştirelim. Bir daha seçilmek ister misiniz? Ama o darı ambarında olacak bir şey. Rüyasında görür yani.”
“Bize dokunulmazlık lazım değil”
Kendisinin de içinde olduğu 14 milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması için TBMM’ye 17 yeni fezleke sunulmasına ilişkin olarak da Özel, şunları söyledi:
“Bu tip fezlekeler daima geliyor. Vız gelir tırıs masraf. Özellikle son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi itirazlarını yükselttikçe ve Erdoğan rahatsızlıklarını dile getirdikçe birileri de harekete geçti, bize fezleke üstüne fezleke yolluyor. Vallahi bize dokunulmazlık lazım değil. Hatta biz millete dokunan bir parti olduğumuz için AK Parti’yi bu kadar rahatsız ediyoruz. Ama Erdoğan’ın dokunulmazlığını önümüzdeki ilk seçim günü akşam saat 17.00’da milletimiz kaldıracak. Ondan emin olabilirsiniz.”
Yeni Yol Partisi
Yeni Yol Partisi ve seçim ittifakına ilişkin olarak da konuşan Özel, şunları kaydetti:
“Yeni Yol Çatı partisine başarılar diliyorum. Zaten oluşturan üç parti de geçmişte ittifakımızın olduğu ve şu anda da iyi ilişkiler içinde olduğumuz partiler. Hatta Sayın Ali Babacan kuruluşla ilgili arayıp beni bilgilendirdi geçtiğimiz haftalarda. Ben de başarılar diledim. Kendilerini de yakın zamanda ziyaret edeceğim. Ben baştan beri şöyle söylüyorum. Evvelden nasıl seçimler olurdu, seçimde tek başına iktidar olursan hükümet olursun. Olmazsan koalisyon görüşmeleri başlar. Bu da seçimden sonra 40 günlük bir mühletti. Şimdi bu da haydi seçimden önce olmasın, aday belirlemeden 40 gün önce, 60 gün önce düşünülecek bir konu. Eğer erken ittifak konuşursanız, bütün partileri birbirinden belinden zincirle bağlamış koşucular gibi birlikte koşarken herkes birbirine mani olur. Meğer herkes milletin karşısına çıkıp sosyal demokrat kimliğiyle, muhafazakar demokrat kimliğiyle, milliyetçi demokrat kimliğiyle ya da ekonomik sorunlara özgün çözüm teklifleriyle milletin karşısına çıkıp milletin takdir ve teveccühünü beklemesi lazım.
Seçime makul bir süre kala tek başına bu seçimi kazanmayı düşünüyorsa partiler zati tek başına girerler. Yok. Seçimi tek başına kazanmasında bir zorluk görüyorsa ittifak arayışına girerler. Bu seçimlere az bir zaman kala aday belirleme süreçleri yaklaşırken olacak şeyler. Ama geçtiğimiz seçimdeki gibi partilerin güçleri ne oranla olmayan bir ittifak anlayışı yerine ihtiyaç duyulan alanda ihtiyaç duyulduğu kadar ve partilerin gücü nispetinde paylaşım içine girebilecekleri birbirinin işini kolaylaştıracakları ama birbirini zarar da vermeyecekleri bir ittifak süreci tasarlanabilir. Ama Cumhuriyet Halk Partisi’nin temel hedefi bilhassa parlamento seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nin salt çoğunluğu kendi milletvekilleriyle elde etmesidir. Buna çaba göstereceğiz. Ve bir Cumhuriyet Halk Partili cumhurbaşkanı adayının seçilmesidir. Adayın desteklenmesi noktasında birçok partiyle görüşülebilir. Biz de görüşürüz. Yeni Yol çatı partisi de bizim kapısına aşina olduğumuz bize misafirliklerine aşina olduğumuz partilerden oluşuyor. Hiçbir sorunumuz olmaz.”
“Listelerimizden seçilmiş bir milletvekili olarak istifasını beklemiyordum”
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Manisa Milletvekili Selma Aliye Kavaf‘ın partisinden istifa etmesine ilişkin soruyu yanıtlandıran Özel, “Sayın Kavaf partisinden istifa etti. Milletvekilliğinden istifa etmedi. Ondan sonra ben kendisini aradım. Listelerimizden seçilmiş bir milletvekili olarak istifasını da açıkçası beklemiyordum. Kendisinin kararının iyi olmasını söyledik. Hem de Manisa’da İlksen Liderimizin da, bizlerin de Sayın Kavaf’ın ihtiyaç duyduğu her noktada Manisalıya hizmet etme noktasında CHP’li bir milletvekiline nasıl örgütümüz katkı sağlıyorsa kendisine de katkı sağlayabileceğimizi Manisa’ya kesinlikle gelip gitmesini, Manisa’nın sorunlarını mecliste dile getirmesini ve bundan sonraki süreçte de listemizden seçilen bir milletvekili olarak kendisine sırtımızı dönmediğimizi ifade ettik. Biz kendisiyle seçimlerde ben Akhisar’da, Turgutlu’da, Soma’da bir arada olmuştum, birlikte çalışmıştık. Örgütümüzle uyumlu bir çalışması vardı. Ümit ediyorum bundan sonra bağımsız olarak kendi sürecine devam etmeye karar verirse biz ona bir örgüt yokluğunu hissettirmeyecek desteği sağlamaya hazır olduğumuzu söyledim.
Dediğim gibi bizim siyasetimiz çatışan bir siyaset olmadığı için barışan ve temas eden bir siyaset olduğu için ben şeyi mesela çok ayıplı bulurum. Muhalefet milletvekiliyim diye aday olup iktidara geçenler oldu geçmişte Manisa’da. O AK Parti’ye itiraz oylarını kendi kişisel çıkarı için alıp götürmek. Bu yanlış bir şey. Ama Aliye Hanım AK Parti’ye itiraz eden bir yerden ve bizim listemizden seçildi. Partisinde bir sorun yaşamış, önemli olan onu muhalefet tabanında tutabilmek, o oyları muhalefet tabanında tutabilmek. Onun için üstümüze ne düşerse biz onu yaparız. Cumhuriyet Halk Partisi o yüzden arbedenin, tansiyonun değil; uzlaşının ve birlikte çalışmanın önemsendiği bir partidir. Ben bakanlık yapmış birisini, partisinden yeni ayrılmış birisini arayıp da ona bir şey söylemeyi doğru bulmam .Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi milletvekillerimize sağladığımız her imkanı kendisine sağlayabileceğini söylüyoruz. Hani partimize davet etmekten fazla milletvekilliği misyonunu yaparken üzerimize düşen bir şey varsa onu yaparız diyoruz. Ben seçildiği yani seçimdeki telaffuzuyla taban tabana zıt başka bir partiye gitme işini etik bulmuyorum. Onun dışında DEVA Partisi’ndeki bir uyuşmazlıktan da onun üstüne atlayıp bir çıkar sağlamak yerine bizim üstümüze düşen yaklaşımı gösteriyoruz biz.”
Komşular rahatsız olacak derken, opera müsabakasında birinci oldu; Güneş Uluçay Türkiye’de opera sanatçısı olmayı anlattı |
Günün öne çıkan haberleri TIKLAYIN – Demirtaş: Demokratik çözüm ve barış için çaba sarf eden Öcalan’a güven ve dayanağım tam TIKLAYIN – Erdoğan’dan “yeni süreç” mesajı: Kürt kardeşlerimizle ilgili bir konu değil, tek amaç terör örgütünü tasfiye etmek TIKLAYIN | Prof. Dr. Naci Görür, deprem için 2 kenti işaret etti: 250 yıllık süre doldu; 10 büyüklüğünde hissedilir, taş üstünde taş kalmaz TIKLAYIN | Serenay Sarıkaya, Ayşe Barım, ID İletişim, soruşturma, iddialar ve tepkiler: Dizi sektöründe neler oluyor? TIKLAYIN | İstanbul’a bir ilçe daha geliyor TIKLAYIN | İyi Parti önderi Dervişoğlu: 2 dil, 2 bayrak, 2 devlet istenirse kılıç hakkımız neyse onun icaplarını yerine getiririz TIKLAYIN | DEM Parti heyetinden Selahattin Demirtaş’a ziyaret |
Diğer Güncel Haberler İçin Tıklayın / Bursa Haber – Bursa Gündem – Bursa Gündem Haber – Bursa Haberleri – Bursa Son Dakika
Bizi İnstagram’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi X’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHbr
Bizi Facebook’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Youtube’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Linkedin’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Dervişoğlu: Kimsenin Kimsenin Derdine Ortak Olacak Hali, Güveni Kalmadı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.