38,0377$% 0.13
41,1170€% -0.12
3.734,27%0,14
6.115,00%0,10
24.386,00%0,10
3.056,35%0,01
9.612,84%-0,38
DOLAR 38,0377
EURO 41,1170
ALTIN 3.734,27
BİST 100 9.612,84
İmsak 02:00
The New York Times‘ın makalesinde, 42 yaşındaki Türk girişimci Efe Çakarel‘in CEO’su olduğu MUBI yayın platformunun “Bir vakitlerin silik yayın platformları bataklığında kaybolup gitmiş gibi görünen MUBI ilk kez Hollywood’un gerçek aktörlerinden biri haline geldi” deniliyor.
Oksijen’in haberinde, The New York Times’ta Nicole Sperling imzasıyla yayınlanan makale şöyle yer aldı:
Demi Moore’a Oscar adaylığı getiren ve toplamda beş Oscar’a aday olup En İyi Makyaj Ödülü’nü kazanan The Substance / Cevher sinemasının ilk dakikalarında, Dennis Quaid bir yandan önündeki karidesleri elleriyle iğrenç bir şekilde ayıklayıp yerken diğer yandan Moore’un canlandırdığı karakteri haşlıyor. Karşısındakinin suçu 50 yaşına basmış olmak. Etraf karides kabuklarıyla dolu. Dudağının üzerinde terler birikmiş Quaid bir karidesi parmağının ucunda sallayıp Moore’a işinin bittiğini söylüyor.
Mubi yayın platformu CEO’su Efe Çakarel sinemanın haklarını almaya bu sahneyi izleyince karar vermiş. Yönetmen Coralie Fargeat sineması Universal Pictures yöneticilerinin beğenisine göre yeniden kurgulamayı reddedince Cevher bir nevi ölüme terk edilmişti. Çakarel, “Bizim için dönüm noktasıydı. İlk kez küresel bir üretimin haklarını satın alacaktık. Hiçbir karardan bu kadar emin olmamıştım” diyor.
Ardından sinemanın küresel haklarını 12 milyon dolara satın aldılar ve bu alışveriş vahim durumdaki Hollywood film sanayisinin ender başarı öykülerinden birine dönüştü. ‘Body horror’ olarak bilinen korku çeşidindeki Cevher, şu ana kadar şirkete dünya genelinde 82 milyon dolar kazandırdı. Bir vakitlerin silik yayın platformları bataklığında kaybolup gitmiş gibi görünen MUBI ilk kez Hollywood’un gerçek aktörlerinden biri haline geldi.
Şirket bu sıçrayışı alışılmadık iş modeline borçlu. Türkiye’de ayda 169 TL’ye abone olabildiğiniz platformda klasiklerden yenilere uzanan, editörlerin belirlediği bağımsız filmler seçkisi yer alıyor. ABD, İngiltere ve Almanya’da MUBI GO isimli üst abonelik seçeneğiyle üyelere haftada bir sinema bileti de veriliyor. Merkezi Londra’da yer alan ve dünya genelinde 400 çalışanı bulunan şirket kaç abonesi olduğunu açıklamasa da siteye 16 milyon kişinin kayıtlı olduğunu bildirdi.
Cevher sinemasının imalcisi Eric Fellner, MubI hakkında, “Dünya çapında büyük bir izleyici kitlesinin gelip sineması izlemesini sağladılar. Bunu böyle bir periyotta yapmak hiç de küçümsenmeyecek bir başarı. Üstelik üyelere birinci sınıf hizmet sunmayı sürdürüyorlar” diyor.
Massachusetts Institute of Technology’de mühendislik okuduktan sonra Stanford Üniversitesi’nde MBA yapan 48 yaşındaki Türk girişimci Çakarel aslında en başından beri bunu amaçlıyordu.
Şirketi 2007 yılında, yani Netflix’in film ve dizi yayınlamaya başladığı sene, sinemaseverlere yönelik bir platform olarak kurdu. Amaç hem sinemaya gitme alışkanlığını desteklemek hem de kaliteli sinemaları platform üzerinden göstermekti. Başlangıçta Auteurs ismini taşıyan platform üyelere günde bir film sunuyor ve söz konusu üretim 30 gün boyunca gösterimde kalıyordu. Çakarel sadece en çok takdir gören sinemacıların en iyi sinemalarıyla ilgileniyordu. Çakarel, “İlk günden beri MUBI’nin gerçek sıkıntısı sinemaydı” diyor.
Hollywood stüdyolarının bu fikri satın alması yıllar sürdü. Çakarel, “Büyük bir stüdyoya gidip, ‘Şu 32 sineması almak istiyorum’ dediğimde bana, ‘Bizde işler böyle yürümüyor. Onları alırsanız şunları da almanız lazım’ diyorlardı” diye anlatıyor. “Sonra da beni ofisten kovuyorlardı” diyor.
Ama 2015 yılında hem Sony hem de Paramount MUBI’ye İngiltere’deki aboneleri için film satmayı kabul ettiler. 2017’de şirket Universal Pictures ile uzun süreli ve birden fazla bölgeyi kapsayan ilk yayın mutabakatını imzaladı. Bu sayede uluslararası üretimlere erişebilir hale geldi. MubI’nin kütüphanesinde artık Joel ve Ethan Coen kardeşlere ait A Serious Man, Spike Jonze’nin yönettiği Being John Malkovich, Billy Wilder’a ait Double Indemnity ve Alfred Hitchcock’un birçok sineması de yer alıyordu. 2016’da MUBI bazı sinemaları sinemalarda göstermeye başladı. 2022’de bu süreç hız kazandı. Seçkide İngiltere, Latin Amerika ve Almanya’da gösterime giren, Charlotte Wells’in yönettiği Aftersun ve Sofia Coppola’nın yönettiği Priscilla gibi yapımlar vardı.
Çakarel 2022’de kendi tabiriyle “akıl dışı bir meblağ” harcayarak Park Chan-wook’un Decision to Leave sinemasının ABD ve İngiltere’deki sinema haklarını satın aldı. Bu üretim Koreli direktörün ABD’de en çok hasılat yapan sineması oldu. Yine MUBI’nin gösterdiği The Girl with the Needle / Şişli Kız bu yıl En İyi Uluslararası Film Oscar’ına aday oldu. MUBI’nin içerik genel yöneticisi Jason Ropell, “İşin sırrı zamana yayılan istikrarlı bir büyüme sağlamaktı. Doğru insanları göreve getirdik. Finansman bulduk. Bunların hepsi kademe kademe oldu. Sonuçta önümüze böyle bir fırsat çıktığında değerlendirmeye hazırdık” diyor.
Cevher sinemasını satın alma fırsatını ilginç bir şekilde yakaladılar. Universal Pictures yönetmen Fargeat’ya beş yıldır üzerinde çalıştığı yapımı mevcut haliyle piyasaya süremeyeceğini ama isterse başka birilerine satabileceğini söylemişti.
Geçen ay Santa Barbara Uluslararası Film Festivali’nde konuşan Fargeat, “Kimse telefonlarıma çıkmamaya başladı. Herkes sinemanın öldüğünü düşünüyordu” dedi. Ama Cannes Film Festivali’ne girmeyi başardı ve 2024 müsabakasına kabul edildi.
Çakarel, MUBI’de izleyicilerin beğenisini toplayan 2017 yapımı Revenge sinemasından beri Fargeat’yı takip ediyordu. Vietnam’da tatil yaparken yeni yapımın ismini Cannes’da gösterilecek filmler listesinde gördü. Bunun üzerine üretimci Working Title’a ulaştı. Birkaç gün sonra Londra’daki bir cep sinemasında oturmuş sineması izliyordu.
Çakarel, “Salondan çıktığımda heyecandan duvarları yumrukluyordum. Çoktandır böyle bir film izlememiştim” diyor.
Çakarel bağımsız dağıtımcı Neon’dan daha iyi bir teklif vererek Cevher sinemasının küresel haklarını Cannes’daki ilk gösteriminden önce almayı başardı. O günden beri film tahminen sadece Fargeat’nın hayal edebileceği bir popülerliğe ulaştı. SAG (Ekran Oyuncuları Birliği) En İyi Kadın Oyuncu ödülünü alan Moore da Çakarel’e teşekkür etti. Çakarel ise, “Bence bu sinemanın kabul görmesi sonucu yeni yiğit ve yepyeni filmler de yapılacak” ifadelerini kullandı. MUBI diğer platformlara kıyasla hala küçük olabilir ama bu yıl 20 sineması sinemalarda göstermeyi amaçlıyor. Sinema müdavimleriyle bağ kurmakta zorlanan bağımsız film topluluğu için bu önemli.
Çakarel, “Son 18 yıl gerçekten iyi geçti. Önümüzdeki 18 yıl ise inanılmaz olacak. İlk günkü gibi heyecanlıyım. Her şey yerli yerine oturmaya başladı” diyor.
Sırada ne var?
MUBI bu yıl Sundance Film Festivali’nden bir Hollywood hicvi olan Lurker’ı satın aldı. Josh O’Connor ve Paul Mescal’in sineması The History of Sound’un da ABD haklarını satın aldığını duyurdu. Ayrıca üç sinemada de üretimci olarak yer alıyor: Kelly Reichardt’dan O’Connor’lı 20 milyon $’lık soygun sineması The Mastermind. Jim Jarmusch’dan, Cate Blanchett ve Adam Driver’lı Father, Mother, Sister, Brother. Elle Fanning’in oynadığı Rosebush Pruning.
© 2025 The New York Times Company
Diğer Güncel Haberler İçin Tıklayın / Bursa Haber – Bursa Gündem – Bursa Gündem Haber – Bursa Haberleri – Bursa Son Dakika
Bizi İnstagram’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi X’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHbr
Bizi Facebook’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Youtube’da Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
Bizi Linkedin’de Takip Edebilirsiniz / @BursaGündemHaber
3 Yöntemle Tüm Kabloları Yok Edin! Televizyonun Ardına Aynı Renkle Yapın